Söyleşi

Enis Öncüoğlu

Enis Öncüoğlu, 1989 yılında ODTÜ Mimarlık fakültesinden mezun olduktan sonra Öncüoğlu Mimarlık’ta çalışmaya başladı. 1963 senesinden beri mimarlık ve kentsel tasarım alanlarında hizmet veren Öncüoğlu Mimarlık’ın kurucusu Hasan Öncüoğlu’nun vefatından sonra yönetime geçen mimar, 1996 yılından beri ortakları ile birlikte ofisi yönetmeye devam ediyor.

Mapic ve RCSC ödüllerinde uluslararası jüri üyeliklerinde bulunan Enis Öncüoğlu, ACP adı altında ekibiyle kurdukları şirket ile yirmi beş seneyi aşkın süredir ağırlıklı olarak yurt dışı hizmeti veriyor. Ankara, İstanbul, Taşkent ve Dubai’de ofisleri bulunan ve birçok yarışmada ödül kazanan ekip, bu ofisler ile Malta, Özbekistan, Senegal ve Arnavutluk’ta projelerini yürütmeye devam ediyor.


Projeleriniz için öncelikli olarak tercih ettiğiniz, bağ kurduğunuz özel markalar var mı? Ne gibi kriterler firmalar ve markalar ile bağ kurmanızı sağlar?

Bazı markalar yeniliğin, teknolojinin ve kalitenin simgesi olmuşlardır. Günlük hayatımızda vazgeçemediğimiz, teknolojik cihazlarımız ve araçlarımız gibi yapı sektöründe de belli konularda tecrübemizin pekiştiği markalar tabii ki de bulunuyor. Konu mimari yüzeyler olunca ayrıca belli malzemelerde öne çıkan ürünlerin de olması doğal. Örnek olarak terracotta cephe kaplaması veya tuğla kaplama kullanmayı tercih ediyorsak, bu konuda özelleşmiş, kaliteli ve erişilebilir ürünler üreten firmalar ile öncelikli irtibatımız oluyor. Burada birçok noktada doğru tanımlamaların sağlanması, rekabetçi fakat doğru detayların geliştirilmesinde çözüm ortağı olarak firmalarla birlikte çalışılıyor. Doğru numune ve detayın zamanında temini ilişkilerimizde öncelikli rol oynuyor. Ayrıca ürün seçim aşamalarında doğru bilgi ve numunelerin zamanında iletilmesi önceliklidir. Gerisi üreticinin, biz mimarların karşısına koyduğu temsilcinin iletişim yeteneğine kalıyor. Firma temsilcilerinin iletişim yeteneğinin, o firmanın ürünlerinin kullanılmasında büyük etkisi olabiliyor. Haliyle firma temsilcilerinin kendi ürün yelpazesine tamamen hakim olmasının ve ürünlerini doğru aktarabilmesinin katkısı çok büyük.

Projelerinizde kullanacağınız ürünler için karar verme süreci ofisinizde nasıl işliyor? İdeal bir materyal seçim sürecini nasıl tanımlarsınız?

Ürün kararları iki aşamada önem kazanıyor; avan proje ve uygulama. Avan proje esnasında malzemenin çevresi ile olan bağlamında, özellikle cephe ve kütle etkisinde dokular, yansımalar veya matlıklar önem kazanırken; uygulamada genel çerçevesi çizilen malzemenin detayı ve performans değerleri ile projeye uyumu değerlendiriliyor ve diğer ürünler ile ilişkisi, detayı ve bitişi belirleniyor. Özellikle bu son aşamada mock-up numune yapılması önem kazanıyor. Yurt dışı projelerin doğal bir parçası olan mockup projesi ve imalatı, ne yazık ki Türkiye’de maliyet olarak algılanıyor ve detaylar ile uygulamalarda yaşanabilecek sorunlar göz ardı ediliyor.

Arcadium Alışveriş Merkezi

Yapı malzemeleri üzerine son gelişmeleri nasıl takip ediyorsunuz? Hangi kaynaklardan faydalanıyorsunuz?

Bu konuda birçok alternatif bulunmakta. Covid-19 öncesi bu konudaki en güzel kaynağımız yurt dışı gezileri idi. Bizzat uygulanışı ve mekansal hissiyatına tanık olmak en akılda kalıcı ve öğretici metot idi haliyle. Instagram en fazla vakit geçirdiğim mecra, orada önümüze birçok firma çıkmakta. Ayrıca malzeme araştırması için birçok özelleştirilmiş site bulunmakta. Pinterest de bunlardan bir diğeri, özellikle de doku araştırmalarında faydalı oluyor.

Projelerinizde imzanız olarak adlandırabileceğiniz, olmazsa olmazınız bir malzeme var mı?

Bir dönem terracotta panel çok kullanmıştık, hatta Türkiye’deki ilk uygulamalardan birisi Arcadium Alışveriş Merkezi projesidir. Hala ilk günkü gibi temiz kalabilmesi, o dönemki tercihlerimizin doğruluğunu göstermektedir. Uzun süre kirlenmeden kalabilen, toz toplamayan malzemeler önceliğimizi oluşturuyor.

Arcadium Alışveriş Merkezi
Arcadium Alışveriş Merkezi

Türkiye yapı endüstrisinde eksikliğini hissettiğiniz ürünler var mı?

Daha fazla kil esaslı ürün ve teknolojik metal kaplama alternatiflerine ihtiyaç duymaktayız. Doğal taş kaynaklarımız benzersiz olmasına rağmen bu konuda düzenli ve standart bir üretim hizmeti alabilmek isterdik. Malzemelerin geri dönüşüm teknolojileri ile yeniden üretilmesi, enerji tasarrufuna ve yalıtıma yönelik teknolojilerin geliştirilmesi, rekabet ve daha büyük bir pazar payı ile daha erişilebilir ürünlere sahip olmak gelecekte daha da önem kazanacaktır. Kuraklık ve iklim değişikliği bir gerçek, yapı sektörünün buna hızla uyum sağlayıp doğru çözümleri sunması faydalı olacaktır.

İlgili Yazılar
Söyleşi

Erhan Kılıç

Söyleşi

Feza Ökten Koca

Söyleşi

Kerim Miskavi