MimariProje

Atatürk Kültür Merkezi

İstanbul’un ve Türkiye’nin en yoğun kentsel hareketini barındıran Taksim Meydanı’nın sınırını tespit eden yapı, yeni projede Gezi Parkı yönünde eklemlenen kültür birimlerinin bir araya gelmesiyle oluşan aksla gündelik ve kültürel yaşama yeni bir rota katıyor. Yeni AKM hem işletme mantığı hem de mimarı bağlamda bir kentsel model olarak tasarlandı.

Kütle ölçeği, oranları ve cephe tasarımına referansla, önceki AKM’nin yükseklik sınırı korunarak ele alınan ana Opera Binası, eski otopark alanında etkin birbiçimde konumlandırılan ve halkın yoğun olarak kullanabileceği koşulları sağlayan ek yapılarıyla da birlikte Taksim Meydanı’nı canlandıran bir 21. yüzyıl kültür yapısı olarak tasarlandı. İki bölüm olarak ele alınan kültür kompleksi; ana opera sahnesine ev sahipliği yapan, sembolik ve kentsel hafıza değerini koruyan bina ve yapıya eklemlenen sosyal, sanatsal ve kültürel performanslara hizmet verecek mekanların bir araya gelmesiyle kentsel akışı canlandıracak ikincil fonksiyonların da yer aldığı bir kültür sokağı ve kentli buluşma zemini olarak Atatürk Kitaplığına ve Teknik Üniversite’ye doğru uzanıyor.

Ana yapıya eklemlenen kanatta, birbirleriyle bağlantılı ancak bağımsız birimler olarak 804 kişilik tiyatro, müzik platformu, kütüphane, sanat galerileri, çocuk sanat merkezi, küçük salon, sinema ve atölyelere ek olarak tasarım dükkânı, kitapçı ve kafe yer alıyor. Yatay bir hiyerarşide sıralanan tüm birimler direkt olarak kente ve büyük opera salonuna atfedilen ana yapıya doğal bir yönlenmeyle bağlanıyor. Sokak seviyesinden kolay erişilebilir tekil mekanların sınırını kurduğu kültür aksı, ana Opera Binası ve Atatürk Kitaplığı önünde oluşan iki meydan arasında bağlantı kuruyor. Birimlerin bir araya gelmesinin ürettiği geçişken mekanlar, topografyanın ve peyzajın da yönlendirmesiyle kentin doğal olarak içinden geçtiği, sanata eriştiği ve her bir kentlinin parçası olduğu bir sistem kurguluyor.

Ana binayı mimari, kentsel ve işlevsel bağlamda tamamlayan yapılar bütünü, sadece bir gösteri merkezi değil; kentle iç içe, günün her saati yaşayan kamusal alanlarıyla birlikte ele alındı. Önceki AKM’nin sahip olduğu hacim yeni tasarımda tek bir ana işleve atandığı için opera ve bale dışındaki diğer fonksiyonlar geniş ve kolay erişilebilir mekanlar kazandı. Böylelikle opera yapısı büyüdü, izleyici kapasitesi arttı ve bina ve performans standardını en yüksek seviyeye çıkarma imkânı elde etti. 1969 ve 1978 tasarımlarında yer alan fuayelerden arındırılması suretiyle kazanılan boşluğu yeni projede kırmızı renkli dış kabuğuyla AKM’nin ana opera salonu doldurdu.

Özel çelik elemanlar kullanılan küre başta olmak üzere yapının strüktürel sisteminde, özellikle geniş açıklık geçilen alanlarda, çelik çözümler tercih edildi. Opera performansının en önemli ögelerinden olan orkestra boşluğu genişledi, akustik optimum değerlere ulaştı. Parter ve iki balkonda 2040 izleyici kapasitesi ile büyük salon, izleme verimi dünyada kabul gören kriterlere uygun en üst düzeye ulaştı. Tamamen doğal akustik niteliği ve ölçüm değerleri itibarıyla yüksek kalitede ses ve yankı süresinde ortalama 1.6 frekansında, dünyadaki nitelikli opera salonlarının sahip olduğu standartlar elde edildi. Bunlara ek olarak, ana salon müzikal, konser, konferans gibi etkinliklerde kullanılmak üzere elektronik sistemlerle de desteklendi.

Öncülü AKM projelerinin cephesiyle aynı oran ve ölçekteki cam kolonlarla kurulan taşıyıcı sistemin sağladığı kesintisiz görsel iletişim imkanına ve camın teknik niteliğine bağlı olarak, daha da şeffaflaşan cephe sayesinde, opera salonunun majör unsurlarından biri olan seramik kabuk meydanla buluşturuldu. Böylelikle, net bir biçimde algılanan güçlü bir imaj olarak Opera Binası’nın kent merkezindeki varlığının vurgulanması öngörüldü; rengi ve dinamizmi ile Taksim meydanına katılan yarı kürenin, salon nitelikli potansiyeliyle günümüz ihtiyaçlarını karşılarken görsel olarak da merak uyandırması ve yeni izleyicileri cezbetmesi hedeflendi. Ana girişten ve Taksim Meydanı’ndan görülebilen ana salonun bulunduğu yapı ile ek ünitelerin birleştiği noktada tamamen çelik bir konsol kutu olarak tasarlanan Sanat Galerisi altında elde edilen boşluk korunaklı bir ara meydan sağladı. Bu noktada, dijital altyapısı ve yeterli sayıda ünitesi ile gişe, ana Sanat Galerisi’nin altında cam kutular olarak tasarlandı.

Malzeme tercihlerinde orijinal tasarım unsurlarına sadık olunması, örneğin Sadi Diren tasarımı seramiklere referans verilmesi, merdiven ve korkuluk gibi detayların yeni projeye aktarılması, ortak hafızanın tazelenmesinde mimari araçlar olarak benimsendi. Mekan organizasyonu dahilinde teknik ve programatik ihtiyaçlara karşılık veren sahne ve performans altyapısı, ekipman ve kontrol sistemleri, hareketli platformlar ve sahne arkası dijital ve mekanik destekler eklendi. Zemin kat parter fuaye bir üst kottaki fuayeye simgesel spiral merdivenle bağlandı. Böylelikle, geçmiş projelerin alameti farikalarından olmanın ötesinde, aydınlatmayla birlikte tasarlanmış olan, zanaat ve sanatın; işlevsel olan ile görsel olanın bir arada harmanlandığı özgün merdiven hatıra olarak da korunmuş oldu.

Sanatçı ve çalışanlara ayrılan özel bölüm dışında, ziyaretçilerin ve halkın da kullanımına açık olacak 432 araç kapasiteli çok katlı araç parkı programın bir parçası olarak, zemin altında bodrum katlarda, B-C-D-E bloklar izleyici ve ziyaretçilere açık olan alanlara ek olarak, sanatçı odaları, prova salonları ve kurum çalışanlarının kullanacağı ofisleriyle beraber, kentle uyumlu ve her kesimden kullanıcı için davetkar, çok katmanlı bir kent unsuru olarak yeni AKM; mekan tasarımı ve donanımı, alt yapısı ve teknolojik özellikleri sayesinde en sofistike uluslararası opera ve bale performanslarını ve köklü sanat kurumlarını kendi evinde ağırlama potansiyeli ile 29 Ekim 2021 itibarıyla hizmete açıldı.

 

Zemin Kat Planı


  • Proje Yeri: İstanbul Beyoğlu
  • Proje Ofisi: Tabanlıoğlu Mimarlık
  • Proje Tipi: Konser Salonu
  • Proje Tipi Grubu: Kültür Yapısı
  • Tasarım Ekibi: Hayati Tabanlıoğlu, Ahmet Çorapçıoğlu, Ali Çalışkan, Ali Rıza Saçan, Alpay Soydinç, Baha Şöförtakımcı, Beyza Yazıcı, Canan Sarıdal Çalışır, Cansu Yeni, Ceyda Cihangir Uçaroğlçu, Çiğdem Durmayaz, Deniz İlhan, Duygu Kara, Elena Petrova, Elif Simge Fettahoğlu, Elif Ulucan, Enes Yücepur, Enis Kaçka, Erman Uçaroğlu, Esra Gültoplayan Durdubaşoğlu, Fatma Pelin Serin, Figen Burcu Akyüz, Fulya Ayşe Seviğ, Funda Tezel Aksoy, Gonca Arıkan Çalışkan, Göktuğ Türkkan, Gürkan Doğan, Hatice Çağıran, İpek Saygılı, Kalender Cansu, Melike Özkan, Melis Çınar, Melis Muratoğlu, Melkan Gürsel, Mert Aslan, Merve Yapıcı, Murat Tabanlıoğlu, Müge Yalçın, Remzi Uslu, Reyhan Devran, Salih Özkan Dursun, Salih Yılgörür, Sare Gizem Dağdeviren, Sedef Varan, Selin Dinçer, Semah Akdoğan, Sena Altundağ, Sedar Makinacı, Serkan Tutan, Sibel Ergün, Utkan Yönter, Yaprak Karataş, Yetkin Göllü, Yusufcan Akyüz, Zeynep Eker Yılgörür
  • İşveren: Kültür ve Turizm Bakanlığı
  • Danışman: Wernek Sobek, CWG Danışmanlık, Zeve Mühendislik Aydınlatma, Licht Licht Studio Dinnebier, Hartek Harita, Geo-Dynamix Geoteknik Tasarım ve Danışmanlık, Mas Danışmanlık, Alexandra Khuen Belasi, MHC
  • Ana Yüklenici: Sembol İnşaat Yeni Yapı İnşaat
  • Peyzaj Projesi: DS Mimarlık
  • İç Mekan Projesi: Tabanlıoğlu Mimarlık
  • Proje Yöneticisi: Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Beşer Mühendislik
  • Statik Projesi: Balkar Mühendislik
  • Mekanik Projesi: Ekotasarım Danışmanlık
  • Elektrik Projesi: HB Teknik Elektrik Mühendislik
  • Altyapı Projesi: Sigal Mühendislik
  • Akustik Danışmanı: Desmus Mimarlık Ada Acoustics
  • Yangın Güvenlik Danışmanı: Etik Mühendislik
  • Maket: Atölye K
  • Fotoğraf: Emre Dörter Emre Dörter Photography
  • Proje Başlangıç Yılı: 2017
  • Proje Bitiş Yılı: 2021
  • İnşaat Başlangıç Yılı: 2019
  • İnşaat Bitiş Yılı: 2021
  • Toplam İnşaat Alanı: 95,065 m2
İlgili Yazılar
İç MekanProje

Karaköy Lokantası

2 Mins read
2000 yılından bu yana gündüzleri esnaf lokantası, akşamları ise modern meyhane olarak varlığını sürdüren Karaköy Lokantası’nın aynı sokak üzerinde taşındığı yeni mekânı,…
MimariProje

CAJA by Maxx Royal

5 Mins read
Bodrum – Türkiye’deki pastoral koylardan birinde yer alan ve GEOMIM & GEO_ID işbirliğinde tasarlanan CAJA by Maxx Royal, uzun süreli konaklama hizmetlerine…
İç MekanProje

JUSTWork Paylaşımlı Ofis

1 Mins read
JUSTWork, İstanbul Meydan AVM’de yer alan “Yeni Jenerasyon Ofis Kampüs” modelini ilk defa Türkiye’ye getiren paylaşımlı ofis yapısıdır. Atölye A Mimarlık tarafından…