MimariProje

Benim Kentim Yalova

PDG Mimarlar, projeyi anlatıyor:

Yalova Armutlu’da, Dereliköy yerleşkesi yakınlarında bulunan yaklaşık 330.000 m²’lik proje arazisi; oldukça hareketli topografyası, ılıman iklimi ve deniz manzarasıyla insanları karşılar ve etrafında barındırdığı yeşil dokuyla insanlara bir kez daha doğayla iletişime geçme imkânı sunar. Altı adadan oluşan projenin üç adasının inşaatı tamamlanmıştır.

Arazinin kendine has doğal yapısı, proje konseptinin temelini oluşturmaktadır. Öyle ki burası için tasarlanacak yapıların bu doğal atmosfer içerisinde bir parça kaybolması, topoğrafya ile uyumlu olarak arazi bütününe yayılıp erimesi hedeflenmiştir. Bununla birlikte, projede hayal edilen atmosferde kullanıcı; eğlenirken, dinlenirken, sokakta gezerken doğanın kokusunu hissedebilmelidir. Bu doğrultuda kullanıcı için tasarlanan bu atmosferin sağlanabilmesi ve etkisinin kuvvetlendirilebilmesi için yapılaşma alanında çok sayıda yeşil bant oluşturulmuştur. Böylece arazi ve tasarımın, çevresiyle bütünleşmesi de sağlanmıştır. Oluşturulan bu yeşil dokuda kamusal alan niteliği ön planda tutularak, sokaklar taşıt trafiğine kontrollü olarak kapatılmış ve geniş yeşil bantlara açılan, yol sonunda adeta küçük bir ormanla kucaklaşan sokaklarla birlikte yayalar yeşil ile buluşturulmuştur. Bu doku içerisine eklemlenmesi hedeflenen proje birimleri, yeşilin kimi noktalarda kendilerine temas etmesine kimi noktalarda ise kendilerini çevrelemesine müsaade edecek şekilde sokakları tanımlayarak araziye yerleştirilmiştir.

Konutlarda alışılagelmiş günümüz konut tipolojilerine yeni bir soluk getirilmek istenmiş ve tek tip konut üretmek yerine farklı bir yerleşim morfolojisi oluşturulmak istenilmiştir. Birbirini sürekli tekrar eden standart bir tip kullanılmayıp; kimi teras çatılı, kimi kırma çatılı, kimi daha büyük kapalı alanları olan, kimi ise küçük kapalı bir alana sahip fakat daha büyük bahçesi olan farklı tipolojilerin bir araya geldiği, sokakların kimi noktalarda daralıp ara geçişler oluştururken bir başka noktada genişleyerek ufak meydanlara dönüştüğü bir yerleşke oluşturulmuştur. Bu arayışı tanımlayabilmek için 163 blok içerisinde 14 farklı tip blok ve 1001 daire içerisinde 63 farklı tip daire üretilmiştir.

Ayrıca konutlarda eski Türk evleri tipolojilerinde sıklıkla karşımıza çıkan “hayat”lar, modern yaşama entegre edilerek yeniden yorumlandı. Farklı biçimlenmeleri ve büyüklükleriyle çeşitlilik sağlayan konut birimlerinin birbirlerine eklemlendikleri noktalarda oluşturulan “hayat”larla komşuların etkileşimleri ve paylaşımlarını artırmaya hizmet eden keyifli bir ortak alan yaratılırken, dışarıda oluşturulmuş atmosferin bir iç bahçe ile ev yaşamının içine çekilmesi hedeflenmiştir. Böylece kullanıcının yalnızca sokağa çıktığında deneyimleyebileceği bir atmosfer değil, günlük yaşantısının bir parçası olabilecek bir atmosfer yaratılmıştır. Konut birimleri, klasikleşen plan tiplerinin farklı şekillerde bir araya getirilmesi ve buradaki işleyiş şeması, her birimin kendine ait girişinin oluşu ve alt zemin-üst zemin kurgusu ile, zeminle temasın artırıldığı bir anlayışla tasarlanmıştır. Ayrıca her konut biriminde termal su kullanılmaktadır.

Projedeki tüm sokaklar yeşil ile temas kurarken, sokakların geometrisi topoğrafya ile şekillenmiştir. Ayrıca iki sokağı birbirine bağlayan merdivenler ve merdivenlerin çıktığı küçük meydanlar kullanıcıya hem düşeyde hem de yatayda temas imkanı vermektedir. Ayrıca iki sokağı bağlayan bu merdivenlerin farklı tasarlanması ile, ziyaretçilere nerede olduklarını hatırlatacak imgeler bırakmak hedeflenmiştir. Bunun yanı sıra taşıt ulaşımına kontrollü izin veren kurgu ile alan yaya ulaşıma öncelik tanınmıştır.



İlgili Yazılar
Söyleşi

Gül Güven

Söyleşi

Orçun Ersan

Söyleşi

İpek Baycan Magriso

×
İnce YapıÜrün

Kastamonu Entegre, Hijyen+ Panel ve Parkeler